Okumak.
Ne kadar ölümsüz ve zaman ötesi bir eylem.
Peki dünyaya ölümsüz katkılar sunan liderler, matematikçiler, doktorlar, bilim insanları, nereden beslenerek iz bıraktı?
Tabi ki okumaktan beslenerek.
Ama bir farkla !
Okuduğunu herkesten daha fazla anlayarak, anladıklarıyla daha fazla anlam örüntüleri üreterek.
Tek fark buydu. Okumak ve anlamak.
En üst seviyede anlayan, tarih boyu hem o günü, hem de geleceği yönetti.
Geçtiğimiz hafta, ilk tohumlarını yeşerttiğimiz yeni eğitimimizde ilkokul öğrencileriyle buluştuk. Ve minik sandığımız öğrenciler bizleri bir kez daha heyecanlarıyla, meraklarıyla ve öğrenme hızlarıyla şaşırttı.
Ve bir kez daha gördük ki, çocuklar “çok oku” manın ötesinde bir potansiyele sahip.
O zaman onlara, web tabanlı bir programla, çağı yakalayan, okuduğunu anlama kapasitesini en üst seviyeye çıkaran formülü verme zamanı.
Bu formül, somut ve ölçülebilir bir teknikle sunuluyor.
Ve bu teknik,
➡️ Akademik başarıyı artırıyor,
➡️ Özgüveni güçlendiriyor,
➡️ Yaratıcılık ve problem çözme becerilerini çeşitlendiriyor.
Bugün okuduğunu en çok anlayan çocuk, akademik başarıya en hızlı ulaşan çocuk olacak.
Bugün kendini doğru ifade etmeyi öğrenen çocuk, yarın topluluk önünde rahatlıkla konuşan bir lider olacak.
Bugün okuduğunu hızlı anlayan çocuk, yarın geleceği şekillendiren yeni formüllerin, yeni kararların sahibi olacak.
Ekim ayı ekim zamanı.
Biz çocuklarımız için bu ay, çok özel bir tohumu filizlendiriyoruz.
Bu eğitimle;
Öğrenciler için;
Eğitimciler için;
Geleceğin yetkin liderlerini bekleyen kurumsal arena için, çok şey değişecek.
Detaylar çok yakında.